Pidenin enginarlısı, hizmetin güler yüzlüsü: Ulamış Öz Kumru Pide Salonu

Gurme falan değilim, en fazla herkes kadar bir ağız tadım var. İnsanlar beni takip etsinler de “lezzet duraklarını” keşfetsinler diye bir iddiam yok yani. Ama yemek sarrafı olmasam da az buçuk insan sarrafı sayılırım. Bir de huzur ve neşeyle yenip içilen iki lokma şeyin kıymetini bilirim. E öyleyse, Seferihisar’da güzel insanların elinden yiyip içebileceğiniz güzel şeyleri anlatmakta bir sakınca yok deyip başlayalım: Ulamış köyünde Öz Kumru Pide Salonu…

Hamur incecik açılır, enginarlar özenle yerleştirilir, işte Murat’la (solda) Fırat’ın elbirliği…

Fırat ve Murat iki kardeş. Ulamış’ın eski pidecilerinden Yaşar ustanın yanında yetişmişler. Geçen yılın sonunda Yaşar ustanın kendini emekli etmesiyle, ağaçlar arasında serin bir bahçe içerisinde yer alan küçük dükkânı devralmışlar. Esas pide ustası olan, küçük kardeş Fırat. Sizi güler yüzüyle karşılayan ise abisi Murat. Pide konusunda yaratıcı fikirler de ondan geliyor.

Gençlik böyle bir şey işte, dükkânı devraldıktan sonra bir fark yaratalım istemişler. Kıymalısı, kuşbaşılısı, peynirlisi zaten tamam. Şunun bir de enginarlısını yapalım demişler. Ne de olsa enginarın vatanındalar… Bir iki denemeden sonra kıvamı bulmuşlar. Ama enginarın mevsimi kısa, bitince ne yapacaklar? Dondurulmuş enginar da aynı tadı verir mi diye düşünüp, daha mevsim geçmeden denemişler. Bakmışlar ki aynı lezzet, Ulamış’ın meşhur enginarcısı Ümmet abiden aldıkları enginarı atmışlar buzluğa. Pide öyle tutmuş ki daha şimdiden stokları bitmek üzereymiş.

Yaz gelince bir de Ege otlu pide yapmışlar. Bu biraz karışık tabii, mevsimine göre değişiyor içindeki otlar. Bizim yediğimizin içinde sirken, semiz otu, ıspanak ve istifno vardı. Denk gelirse çoban düdüğü de oluyormuş. Ben bu sirkenle daha yeni, Urla’da Beğendik Abi’de tanışmıştım. İstifnonun da balıklamasını tatmışlığım var. İkisi de pidenin içinde güzel durmuş bence. Otlu pide daha önce adını duymayıp tadına hayran kalacağınız otlarla tanışmak için harika bir fırsat olmuş, umarım beğenirsiniz.

Sizi bilmem ama ben pideyi ince hamur ve biraz çıtır severim. Fırat usta da öyle yapıyor. Bir de siz özellikle başka bir şey istemedikçe, yanında illa ki koca bir şişe ev yapımı ayran geliyor.

İşini seven, işini iyi yapmaktan büyük bir mutluluk duyan, bunun sonucunu da müşterilerinin hoşnutluğunda görmeyi en büyük ödülleri sayan iki genç, Murat ve Fırat. Ne pideleri ne kendileri bozulmaz, böyle doğal, lezzetli kalırlar umarım.

Bu da karışık Ege otlu pidemiz.

Buraya kadar okuyup da bir gidelim tadına bakalım derseniz eğer, bir de yol tarifi verelim. Öz Kumru Pide Salonu tam köy meydanında. Arabayla gidiyorsanız, İzmir’den gelirken Bademler’den hemen sonra göreceğiniz Ulamış tabelasından sola giriyorsunuz, yol sizi doğrudan köy meydanına getiriyor zaten. Seferihisar’dan gidiyorsanız, kocaman bir “Ulamış’a hoşgeldiniz” tabelasından sağa girince yine aynı köy meydanına çıkıyorsunuz. Ayrıca 985 no’lu Seferihisar–İzmir/Fahrettin Altay otobüsleri Ulamış köyünün içinden geçiyor. Tam köy meydanındaki durakta inebilirsiniz. Otobüste ilçe tarifesi geçerli, Seferihisar tarafından geliyorsanız, inerken İzmir kartınızı okutup para iadenizi almayı unutmayın yalnız.

Çaylar ikram, hem de kuru çiçekler arasında.

Bir cumartesi günü giderseniz Ulamış’ta kurulan köy pazarını gezme şansınız da olur. Pideci biraz kalabalık oluyor ama gününüz daha keyifli geçer. Hem ufak tefek pazar alışverişi yapar, karakılçık ekmeği, değişik Ege otları ve Suna ablanın meşhur sabununu alırsınız. Suna ablayı da başka bir yazıda anlatacağım.

Belki bunları da beğenirsin...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir